Markalar için Trend Rehberi: 2019’da Öne Çıkan 10 Tüketici Trendi!

Markalar için Trend Rehberi: 2019’da Öne Çıkan 10 Tüketici Trendi!

Gelişen dünya ve dijital koşullar ile birlikte aslında her geçen gün tüketici eğilimlerinin de değiştiğini görüyoruz. Bu süreçte kendini geleceğin koşullarına adapte eden ve tüketicinin bu süreçte ne istediğini ne beklediğini anlayan markalar öne çıkarken; eski alışkanlıklarını devam ettiren markalar birkaç adım geriden takip edecekler.

Markalar için Trend Rehberi (Gamze Nurluoğlu)

Peki; tüketici ne istiyor? Temel soru aslında bu. Hangi koşullar değişti ve bu koşullar 2019 yılında tüketici trendlerini nasıl belirledi? Tüm bu soruların cevabını; Euromonitor, hazırladığı 77 sayfalık “2019 Tüketici Eğilimleri” raporunda yer verdi. Ben de markalar için bu 10 trendi madde madde özetledim.

1. Genç Hissettirin

Dünyadaki yaşam ömrünün uzaması ve yaşlılık sınırının değişmesi ile birlikte tüketiciler kendilerine daha iyi bakmaya ve genç hissetmek için çabalamaya başladılar. Bu noktada yaşlanan nüfusun güvenini ve sadakatini kazanmanın yolu da onlara kendilerini genç hissettirmekten geçmeye başladı. O yüzden artık tüketicisine genç hissettiren markalar bir adım öne geçiyor.

2. Doğala Dönüşe Ayak Uydurun

Gündelik hayat hızlandıkça ve gelişen teknoloji ile seri üretilen ürünler çoğalırken aslında tüketici daha özel olan doğal ürünleri tercih etmeye başlıyor.

Mesela 2018’de yapılan Euromonitor Uluslararası Güzellik Anketine göre ürün içeriğindeki bileşenlerin sayısı en aza indirilerek tüketici talebi karşılanmış. Aslında tüketicinin bu talebinin altında yatan ana his; özgün ve farklı ürünleri kullanarak daha bireysel ve özel hissetmek.

Gelişen dünya ile birlikte tüketiciler dünyanın herhangi bir yerinde bir anda istedikleri ürünü alabilecekleri, mevsime bakılmaksızın istedikleri meyve ve sebzeyi yiyebilecekleri konuma geldiler. Ama 2008 yılında tüm dünyada yaşanan kriz bu hızlı gidişatın sorgulanmasına ve harcama alışkanlıklarının da gözden geçirilmesine neden oldu.

Aslında tüketicinin doğala dönüşteki en büyük yansıması da gıda sektöründe oldu.

Tüketici küresel endüstri ürünlerinden uzaklaşıp daha doğal gıdayı aramaya başladı ve ilk olarak yerel gıdalara yöneldi. Bu yerel üreticilerin girişimlerini arttırdı ve ülkelerde yerel ürün pazarları yelpazeleri başladı.

Şu anda günümüzde birçok marka sloganlarına “doğalı”ekliyor ve çok daha yüksek fiyattan özel seriler çıkarıyor. Aslında yaptıkları şeyi doğala dönüş yaşayan ve bu noktada değerli hissetmek için daha fazla ödeme yapmaya hazır olan kesimi yakalamak.

3. Tüketicinin Artık Daha Bilinçli Olduğunun Farkına Varın

Günümüzde artık tüketiciler aldıkları ürün ve hizmet konusunda daha bilinçli ve sorgulayıcılar. Örneğin bir kozmetik markasının, hayvanlar üzerinde deney yapıp yapmadığından içindeki kimyasalların etkisine kadar her şeyi araştırıyorlar. Markanın da bu konularda şeffaf olması bekleniyor.

Tüketiciler kendi hassasiyetlerini ve gösterdikleri bilinci, kullandıkları markalardan da görmek istiyorlar çünkü. Doğa, çevre ve hayvanlar konusunda daha bilinçli ve çok hassas bir tüketici topluluğu oluşuyor. Bu durumda da markalar için pazarlamanın duayen ismi Philip Kotler’in de dediği gibi marka aktivizm kaçınılmaz oluyor.

4. Dijitale Birlikte Adapte Olun

Her geçen yıl dünyadaki internet kullanımı ve kullanıcılardaki dijital bağlılık artıyor. Dijital bağlılık; süregelen hayat içerisinde günden güne daha büyük bir paya sahip olmaya başlarken markaların da bu paya ortak olması gerekiyor.

Teknolojinin hızla ilerlediği ve yeni çıkan ürünler ile tüketiciyi oyunun içine dahil edilebileceği bir çağdayız. Tüketiciler; içine dahil oldukları çevirim içi platformlar veya ürünü/hizmeti deneyimleyebilecekleri VR-AR teknolojileri ile marka ile yakınlaşmak ve o ürünü deneyimlere hissini yakalamak istiyorlar.

5. Tüketicilerin Artık Birer Uzman Olduğunu Unutmayın

Günümüzde artık tüketiciler birer uzman ve her zaman “en iyi” olanı arıyorlar. Euromonitor’a göre, 2022’de internet perakendeciliğinde en fazla geliri elde edecek ülkeler Çin, Japonya, ABD, İngiltere ve Hindistan olacak. 2018’de bu ülkelerde Google’da en çok aranan kelimelerden birinin “en iyi” olması da bu noktada tesadüf değil.

Eskiden tüketiciler alışveriş yaparken marka sadakati doğrultusunda mevcut markalarına güvenip devam ediyorlardı. Ama şimdi hem “en iyi”olanın aranması ile markalar artık; yenilik yapmalı, müşterileri için cazip olmanın yollarını aramalı ve fiyatlarını gözden geçirmeli.

Sosyal medya ile tüketiciler, birbiri ile paylaşmaya, deneyimlerini anlatmaya başladılar. Böylece “ağızdan ağıza pazarlama”her geçen yıl daha büyük bir önem kazandı ve marka influencerlarının yanı sıra aslında her tüketici kendi sosyal çevresi için bir marka elçisi olmaya başladı. Bu yüzden markalar için dijital tüketicileri de takip etme ve taleplerini anlayıp deneyimlerini geliştirme devri başladı.

6.Tüketicinin Gerçek Hayatı Yaşamasını Destekleyin

Hayatımıza dijitalin hakim olması ile birlikte yeniden sınırlarımızı aramaya başladık ve bu sefer bilerek dijital sınırlar koyma devrini başlattık. Artık tüketici, dönem dönem hayatına sınırlar koyup dijitalden uzaklaşarak gerçek hayatı yaşamak istiyor ve deneyimlerini buna göre şekillendiriyor. Uzak kalan, hayattaki gerçek hissi arayıp yaşayan kullanıcılar ise geri döndüklerinde daha iyi hissettiklerini söylüyorlar.

Bu noktada markalar tüketicilerini, belki de sadece dijitalde yakalamak yerine gerçek hayatın içinde dokunma ve anı yaşama hissini tattırmanın yollarını aramalılar.

7. Tüketiciye Kendine Yetebileceğini Hissettirin

Tüketicinin yaşamak istediği his temelde; kendine yetebilmek ve kontrole sahip olmak.

Tüketici burada aldığı ürün ve hizmette herhangi bir profesyonele bağımlı olmadan hareket etmek ve yeri geldiğinde önlem almak istiyor.

Mesela artık tüketiciler, sosyal medya ve yiyecek-içecek endüstrisindeki belirli karmaşık pazarlama söylemlerinin farkındalar. Mevcut bilgilerin çokluğu, birbiriyle çelişen açıklamalar tüketicinin kafasını karıştırıyor. Karışık pazarlama cümlelerindense; kişisel beslenme, alternatif sağlık tedavileri ve önleyici çözümler gibi alanlarda net ve amaca hitap eden ifadelerin aslında tüketicini ihtiyacı olan şey olduğu görülüyor. Çünkü özellikle söz konusu sağlık ve beslenme olduğunda tüketici kafası karışsın istemiyor.

Bu noktada kişiselleştirilmiş ürün sunan, tüketiciye karşı şeffaf olan ve karmaşık sorunlar yerine basit çözümler ile tüketicinin karşısına çıkan markalar kazanıyor.

8.Plastik ile Vedalaşın

Tüketiciler artık hem kendi sağlıkları hem de dünyanın geleceği için plastik içermeyen ürünlere yönelmeye başladılar. Burada temel nokta fayda için bazı endüstrilerde plastiğin kullanılması değil de dünyayı plastik atıksız” bir hale getirmek. O yüzden markalar bu konuda tüketicinin sesine kulak vermeli ve plastik atık konusunda çalışmalar üretmeye başlamalılar.

9. Tüketicinin İsteği Karşısında Hızlı Olun

Tam olarak bir hız çağındayız ve tüketici de markasının bu hıza ayak uydurmasını istiyor.

Ürününün hızlı gelmesini, sorununun hızlı çözülmesini, hatta sadakatle bağlı olduğu markanın yeni trendleri hızlı takip etmesiniistiyor. Bu çağda markalar ise bu hıza ayak uydurmak zorundalar çünkü tüketici için her zaman daha hızlı bir marka var

10. Yalnız Yaşama Eğilimi Gösteren Tüketiciyi Tanıyın

Özellikle 40 yaş üstü tüketicilerin yalnız yaşam eğilimleri gösterdikleri ve bununla beraber tüketim alışkanlıklarının da değiştiği gözlemleniyor.

Yalnız yaşayan tüketiciler; daha dayanıklı, doğal ve yüksek kalite ürünler için daha az ödeme yapmak istiyorlar çünkü kendilerini finansal olarak da güvence de hissetmek istiyorlar.

Bu tüketici kitlesi; daha küçük paketlerdeki ürünlere odaklandığı ve belirli markaların sadakat programları içerisinde yer alma olasılıklarının yüksek olduğu görülüyor.

Bu noktada markalar da kitlelerini gözden geçirdiklerinde, aslında kendi başına yaşayan tüketicilerin özellikle gıda tarafında belirli bir sürede tüketebilecekleri ürünlerin sınırlı olduğunu gözden kaçırmamaları ve belki de üretimlerinde daha küçük paketlemeler eklemeleri gerekiyor.

Aslında bu 10 trendin hepsine genel olarak baktığımızda işin özünün tüketiciyi gerçekten anlamak ve kişisel deneyimi ön plana çıkarmakolduğunu görüyoruz.

Yıllardır da böyleydi temelde; gerçekten kitlesini anlayan, değer veren, ona özel hizmet üreten markalar hep bir adım önde olmadı mı? Hatta şimdi işleri daha kolay çünkü işin içinde dijital var ve tüketicinin ne istediğini anlamak daha kolay. Şimdi bakalım markalar bu trendler doğrultusunda önümüzdeki yıllarda neler yapacaklar?

Kaynak: https://go.euromonitor.com/white-paper-EC-2019-Top-10-Global-Consumer-Trends.html

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.